Şu Magnitsky - Ceyda Karan

Türkiye adeta tarihi ironiler üretme makinesine dönüştü! Ankara’daki siyasal İslamcı yönetimin Batı’dan koptuğu, yüzünü Avrasya’ya çevirdiği iddialarının tozu dumanı arasında, yeni rejimin ABD yönetimiyle ‘ilk’ kapışması bile Rusya Federasyonu’nu hedef almış bir yasa üzerinden vuku bulmakta. Şu meşhur Magnitsky Yasası. 
2012 tarihli bu yasa, Amerikan hükümetine insan hakları meselelerindeki tutumlarından ötürü yabancı ülkelerin yönetim kademelerindekiler dahil yetkililerine yaptırımlar uygulama fırsatı sunuyor. Trump yönetimi rahip Brunson’ın davası üzerinden Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yaptırımları da bu yasaya dayandırarak devreye sokmuş durumda.

***

Magnitsky Yasası’nın kaynağı ‘Rus devletinin büyük çaplı yolsuzluklarınıortaya serdiği’ iddia edilen ‘ilkeli bir avukat olduğu’ gerekçesiyle tutuklanıp hapiste öldürüldüğü öne sürülen Sergey Magnitsky
Hikâyenin aslı astarı bir parça karışık elbette. 
Magnitsky, 2009’da yargılanmadan yasal olarak tutulabileceği bir senelik gözaltı süresinin nihayete ermesine bir hafta kala hapishanede ölü bulunmuştu. Gizemli ölümü Rusya Federasyonu tarafından soruşturulurken, Magnitsky, ABD’de birkaç sene içinde dış politika aygıtı olarak yaptırımları yasal çerçeveye oturtmanın vesilesi kılındı.

***

Magnitsky ‘avukat’ diye sunuluyor. Oysa değil. Moskova’da Plekhanov Enstitüsü’nden mezun bir maliyeci. Patronu da Rusya’da vergi suçlarından aranan bir yatırım fonu yöneticisi olan William (Bill) Browder’dı. Yani Magnitsky onun muhasebecisi ve temsilcisiydi.
Amerikan doğumlu Britanyalı Browder, Hermitage Capital’in CEO’su ve kurucusu olarak Rusya’da bir zamanlar en büyük dış portföye sahip isimdi. Amerikan vatandaşlığından da vergi ödemekten kaçınmak için vazgeçmişliği var. Ancak Rusya’da iş yaptıktan sonra ‘ulusal güvenlik sebepleriyle’ 2005’te kendisine giriş yasağı konuldu. 
Browder’ın iddiası, muhasebecisi Magnitsky’nin Rus devletinin 230 milyon dolarlık vergi kaçakçılığını ortaya serdiği. Ruslar ise asıl kendisinin yolsuzluk yaptığını, Magnitsky’nin de ‘ilkeli bir avukat’ değil, ‘Browderın hesaplarınıkitabına uyduran suç ortağı bir muhasebeci olduğunu’ söylüyor. Browder, Rusya’da gıyabında yargılandı ve dokuz yıl hapse çarptırıldı. Ancak Interpol, Rusya’nın tutuklanması talebini ‘çok siyasi olduğu’ gerekçesiyle reddetti. Tabii bu Avrupa Parlamentosu’nun Magnitsky vakası üzerinden Rus yetkililere yaptırım kararı ile gayet ‘siyasi davranmasını’ engellemedi. Kanada kendi ‘Magnitsky yasasını’ geçen sene çıkardı.

***

Browder’ın lobi çalışmaları 2012’de meyvesini verdi ve ABD Kongresi’nde Magnitsky Yasası Obama döneminde çıktı. ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya’nın gözaltı süresince gerekli önlemleri almadığını söyleyerek sorumlu bürokratların cezalandırılmasını istediler.

***

Tabii Magnitsky Yasası tümüyle Browder’ın anlatımına dayanıyor. Rusya’da Putin’e eleştirileriyle nam salmış yönetmen Andrei Nekrasov’un ürettiği ‘The Magnitsky Yasası: Perde Arkası’ başlıklı belgesel ise son birkaç senedir çok tartışma yarattı. Ancak ne enteresandır ki özgür Batı’da yasaklı. Zira ‘Rus hükümetinin ağır yolsuzluklarını ortaya seren avukat’ temasını biraz boşa düşürmekte. Adamın aslında avukat olmamasından tutun da, annesi ve şirket çalışanlarına dayalı tanıklıklarıyla dikkat çekici olmasına rağmen... Öyle ki Browder, belgeselin gösterimini yasal tehditlerle yasaklatmış vaziyette. Kendisi ‘Putin propagandası’ söylemiyle savunuyor tutumunu. İfade özgürlüğü icabı yol açacağı tartışmaları pek hayırlı bulmasa gerek. Belgesel sadece ünlü araştırmacı gazeteci Seymour Hersh’ün modere ettiği bir tartışmada bir seferliğine gösterildi.

***

Velhasıl, Magnitsky ABD/AB ile Rusya’nın jeopolitik kapışmasının ürünü. Şimdi Türk-Amerikan ilişkilerinde bir ‘başlık’ olup çıkıverdi! Detaylarını dün sevgili arkadaşım Özgür Mumcu’nun yazdığı rahip Brunson’la ilgili ithamlara bakınca, insan ‘Magnitsky’nin yerli yerine oturduğunu’ düşünmeden edemiyor. Neyse ki ‘emperyalistlerle mücadelede’ dün itibarıyla diyalog sürecine girildiği haberleri vardı. Hayırlısı…

Cumhuriyet / 03.08.18