Brezilya’da seçimler ve sınıf mücadelesi*

Brezilya’daki bu gelişmeler, İşçi Partisi üyelerinin görevden alınması ve işin dışında tutulmaya çalışılması, bunu isteyenlerle birlikte ABD emperyalizmi eliyle düzenledi. Çünkü Washington, Brezilya gibi büyük ve güçlü bir ülkede Venezuela, Küba ve Bolivya’ya karşı düşman olan bir başkan ve hükümet tercih ediyor.

Brezilya’da sınıf mücadelesi günbegün büyüyor. Cumhurbaşkanlığı ve Ulusal Kongre seçimleri 7 Ekim tarihinde planlanan ilk turuyla bu mücadeleyi yansıtıyor. Şu an için dikkatler ikinci tura, İşçi Partisi adayının karşısında aşırı sağcı adayın oylanacağı 28 Ekim tarihine yoğunlaşıyor. Brezilya’nın süper zengin yönetici sınıfları, geçmiş birkaç yıl boyunca Brezilya’nın tüm çalışan kesimlerine yönelik kemer sıkma politikalarını uygulamıştı. Bu bağlamda özellikle Afrika kökenli kesimlere -ki ülke nüfusunun yarısını oluşturuyorlar- ve geri kalan yerli halka yönelik saldırılar hız kazandı. Ayrıca kadınların çalışma yaşamı ve diğer alanlardaki haklarına saldırıldı. LGBTQ bireylerine yönelik şiddet ise bu dönemde alabildiğine arttı.

Siyasi arenada, yönetici sınıfın saldırısı İşçi Partisi başkanı Dilma Rousseff’e karşı Ağustos 2016’da bir parlamento darbesine yol açmıştı. Bu parlamento darbesi nedeniyle Dilma engellenirken, beş ay önce İşçi Partisi önceki başkanı Luis İgnacio “Lula” da Silva da tutuklandı. Lula başkanlık seçimlerine hazırlanıyordu ve seçim anketlerinde diğer adayları ikiye katlıyordu. Bu nedenle kazanmaması için tutuklandı.

Hapiste olmasına, ayrıca kendisine ve İşçi Partisi’ne yönelik suçlamalara rağmen, Lula Brezilya’da açık arayla en popüler siyasi figür olmayı sürdürüyor. İşçi Partisi’nin şimdiki adayı ise Brezilya’nın en büyük şehri Sao Paulo’nun eski belediye başkanı olan Fernando Haddad. Haddad’ın dezavantajı ülke çapında çok az tanınıyor olmasıdır. Pek çok insan Lula’nın desteklediği adayın Fernando Haddad olduğunu bilmiyor ve 150 milyon seçmeni bilgilendirmek için sadece üç hafta var.

Haddad’ın yanında başkan yardımcılığı için yarışan bir diğer aday, eski bir gençlik lideri olan şimdiki Komünist Partisi üyesi olan Manuela D’avila. İşçi Partisi, Brezilya Komünist Partisi ve küçük Sosyal Düzen Partisi, oylamada “İnsanları tekrar mutlu etme” koalisyonunu oluşturuyorlar.

Ana rakip, aşırı sağcı Jair Bolsonaro

Anketlerde yaklaşık %24-26 oranındaki liderlik ise Brezilya ordusundan emekli binbaşı aşırı sağcı Jair Bolsonaro’ya ait. Açıktan aşırı cinsiyetçi, göçmen karşıtı, ırkçı Jair Bolsonaro, Brezilya’nın yoksul ve siyahi nüfusuna yönelik daha fazla polis katliamına çağrı yapıyor.

Bolsonaro seçim kampanyası sırasında 6 Eylül tarihinde bıçaklandı ve zor bir şekilde hayati tehlikeyi atlatabildi. Bolsonaro, yattığı hastaneden İşçi Partisi’ni kınamaya ve hiçbir kanıt olmamasına rağmen İşçi Partisi’ni seçim sahtekarlığı planlamakla suçlamaya devam ediyor. Bıçaklı suikast girişiminden önce Bolsonaro, uygun bir aday olarak görülmüyordu. Pek çok seçmen ikinci turda onun eleneceğini söylüyordu, fakat Geraldo Alckmin ve Marina Silva gibi merkez sağ ve sağ kanat adaylarının yolsuzluk nedeniyle başları dertte. Bu yüzden Bolsonaro gibi aşırı sağcı birinin seçimleri kazanabilme ihtimali var.

Bir diğer merkez sol adayı Ciro Gomes’tir. Gomes ya da Haddad’ın seçim yarışının sonundan Bolsonaro ile karşı karşıya geleceği umuluyor.

Siyasi mücadelenin seçim alanıyla sınırlı olduğu varsayılıyor fakat öte taraftan Topraksızlar Hareketi gibi sosyal örgütler Haddad’ı destekleyen ve Lula’nın hapsedilmesini kınayan tutumlar alıyorlar. İşçi Partisi’nin görev süresi boyunca yönetici sınıflara imtiyaz tanımadaki istekliliği karşısında hayal kırıklığına uğrayanlar dahi İşçi Partisi üyelerinin seçilmesini saldırıları yavaşlatmanın bir yolu olarak görüyorlar.

Bütün bunların gerisinde de Brezilya nüfusu içerisinde gittikçe büyüyen eşitsizlik yatıyor. Bu eşitsizliğin en bariz örneklerinden biri, Brezilya’da en zengin altı kişinin, 207 milyonluk Brezilya nüfusunun yoksul yarısıyla aynı zenginliğe sahip olmasıdır.

Brezilya’daki bu gelişmeler, İşçi Partisi üyelerinin görevden alınması ve işin dışında tutulmaya çalışılması, bunu isteyenlerle birlikte ABD emperyalizmi eliyle düzenledi. Çünkü Washington, Brezilya gibi büyük ve güçlü bir ülkede Venezuela, Küba ve Bolivya’ya karşı düşman olan bir başkan ve hükümet tercih ediyor.

* https://www.workers.org/2018/09/18/elections-and-class-struggle-in-brazil/ yazısından özetlenerek çevrilmiştir.