“Baskı ve tehditlere karşı mücadeleye devam!”

Ankara’da ailesi polis tarafından taciz ve tehdit edilen DGB’li ile yaşadığı süreç üzerine konuştuk.

- Öncelikle merhaba, yaşadığın olaydan bahsedebilir misin?

- İlk olarak ailem Kasım 2017 tarihinde polisler tarafından arandı, “silahlı terör örgütüne üye insanlarla görüştüğüm” yalanı söylendi. Ardından Sakarya TEM Şube Müdürlüğü’ne çağrıldı. Burada “benim iyiliğimi düşündüğünü” söyleyen polisler tarafından bir dizi yalanla ailem korkutuldu ve bana karşı tutum almaya zorlandı. Ardından Ankara TEM Şube Müdürlüğü tarafından ailem arandı ve Ankara’ya çağrıldı. TEM’deki “aile görüşme odası” adı altında bir odada ailemle görüşüldü ve tekrar ailem bana karşı yalan dolu sözlerle kışkırtıldı.

Bu olayın ardından 5 ay sonra ailem tekrar arandı ve beni Sakarya’ya götürmeleri üzerinden üstü kapalı bir şekilde tehdit edildiler. Bunun üzerine ailem Ankara’ya geldi ve beni otogardan kaçırmaya çalıştılar. Ankara TEM polisi aileme işbirliği dayatmıştı. Ailem beni kaçıramayınca tekrar TEM polisleri tarafından çağrıldı. Birkaç gün sonra kalmakta olduğum yurt arandı ve yurt müdürüne, yurttaki hal ve hareketlerim soruldu. Dahası Berkin Elvan’ın katledilişini protesto ettiğimiz bir eylemde gözaltına alındığım anlatıldı. Bunun üzerine yurt müdürü tarafından çağrıldım ve yurttan kendi isteğimle çıkmam istendi. Aksi takdirde yurttan atılacağım ve aldığım bursun kesileceği söylendi. Ve yurttan apar topar çıkarıldım.

- “Aile görüşme odası”ndan daha detaylı bahsedebilir misin?

- Hepimizin bildiği gibi Ankara TEM binası yeniden inşa edildi. Yeni TEM binası içerisine bir de ‘’aile görüşme odası’’ adı altında bir bölüm ayırmışlar. Bu odada çağırdıkları aileleri ikramlarla adeta bir misafirmişçesine ağırlıyorlar. Ve çağırdıkları ailelerin güvenini kazanmak için bu odanın Ankara Valiliği izni ile açıldığı yalanını söylüyorlar. Reşit bireylerin ailelerinin aranması, görüşülmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Kaldı ki böyle bir amaç için TEM’de bir oda ayrılmış olması son derece büyük bir problemdir. Şunu belirtmeliyim ki, aileleri taraflaştırmak için sarf ettikleri çaba bir noktadan başarıya ulaşmıştır. Aileler yaşanan bu olaylardan sonra polislere olan güvenini kaybetmiş ve bizden yana durmuşlardır. Buradan ailelere sesleniyorum. Kim olduğunu bilmediğiniz telefondaki yabancılara değil, yaşanabilir bir dünya için mücadele çocuklarınıza güvenin.

- Sence tüm bu yaşanan olaylarda hedeflenen ne?

- Tamamen bir yıldırma çabasıydı. Sermaye düzenine muhalif kim varsa baskı altına alınmak isteniyor. Sermaye devleti kolluk kuvvetlerince ailenin feodal bağları kullanarak bizlerin ellerini kollarını bağlamaya çalışıyor. Son dönemlerde polis telefon tacizleriyle, tehditleriyle ve aileleri kışkırtarak gençliğin muhalif kesimini dizginlemek istemektedir. Bu durum düzenin içinde bulunduğu krizle birlikte daha da artmıştır. Ancak çabaları boşunadır. Saldırganlıkları içinde bulundukları krizin bir göstergesidir. Bizler, baskılara karşı boyun eğmeyeceğiz!

- Peki bu yaşananlara karşı ne yapmayı düşünüyorsun?

- Öncelikle Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi’ne odanın kapatılması, hukuki bir süreç başlatılması ve odanın yasal bir dayanağı olup olmadığının araştırılması için bir dilekçe verdim. Elbette bunun yeterli bir çözüm olduğunu düşünmüyorum ama böyle durumlarda her yolu zorlamak gerekir. Diğer bir çözüm ise ailelerin bilinçlenmesidir ve bizden yana taraflaşmasıdır. Bu tip olayları benim dışımda yüzlerce insan yaşadı. Son dönemlerde kaçırılmalar, polis tacizleri, tutuklamalar çok sayıda arttı. Ailelerin bu süreçte yanımızda olması çok önemlidir.

- Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

- Haklı bir dava uğruna mücadele ediyoruz, bunu söylerken tarih bilinci ile söylüyoruz. Haramilerin saltanatını yıkacağız diyoruz ve elbette haramiler yolumuza taş koyacaklardır. Ancak bizler haklılığın verdiği özgüvenle baskının her türlüsüne karşı direneceğiz ve direniyoruz. Bu nokta da ailelerimizi de bizden yana safları sıklaştırmaya çağırıyoruz. Baskılara, tehditlere, yıldırma politikalarına karşı mücadeleye devam!

Kızıl Bayrak / Ankara