Çürümüşlük diz boyu!

Belediyelerde de kamu kaynaklarının yağmasıyla, “hizmet veriyor” görüntüsü altında hem seçimlere yatırım yapılmakta hem de yandaşların büyük rantlar elde etmesi sağlanmaktadır. Kapitalist düzen bataklığında bir-iki istisna dışında belediyelerin işleyişinin farklı olmayacağı ortadadır. Zira bozuk düzende sağlam çark olmaz.

Sayıştay’ın 2017 yılı denetim raporlarından kısmi yansıyanlar bile, nasıl bir düzen ve devlet gerçekliğinde yaşadığımızı ortaya serdi. Söz konusu denetim raporları kamu kurum ve kuruluşlarındaki çok sayıda usulsüz işlem ve harcamayı belgelerken, geçtiğimiz hafta yayınladıkları belediyelere ait denetim raporları ise AKP’li belediyelerdeki yolsuzlukları gözler önüne serdi. Özellikle kayyım atanan belediyelerdeki yolsuzluklar dikkat çekti.

Bu raporların kamuoyunda yansımasıyla, Sayıştay’ın Denetim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fikret Çöker manidar bir şekilde görevden ayrıldı. Sadece görevini yapmanın bile bir bedel gerektirdiği, yolsuzluk, talan ve keyfiyet düzeninde yaşadığımız gerçeği bir kez daha görüldü. Daha önce de, Eylül ayı enflasyonunu olduğu gibi, yani son 15 yılın en yüksek değerinde gösterdiği için TÜİK Başkan Yardımcısı Enver Taştı görevden alınmıştı.

Sayıştay raporlarına yansıyan belediyelerdeki usulsüzlük ve yolsuzluklardan bazıları şöyle:

* Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin muhasebe kayıtlarındaki sermaye tutarları ile şirket mali tablolarındaki tutarlarının birbiriyle uyumlu olmadığı tespit edildi. 320 taşınmazın kira bedellerinin yıllık peşin alındığı ancak bu gelirlerin sonraki ayların hesaplarına kaydedilmediği belirtildi. Belediyenin kiraya verdiği 53 işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının olmadığı belirlendi. 380 taşınmaz için yeniden ihale açılması gerekirken, ihale olmadan kira sürelerinin uzatıldığı açıklandı.

* İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin raporda ise, kamu idarelerinin belediyeye tahsis ettiği taşınmazlar ile belediyenin kamu idarelerine tahsis ettiği taşınmazların muhasebe kayıtlarının olmadığı tespit edildi. Bazı otoparkların belediye tarafından ruhsatlandırılmadığı, kiralarını ödemedikleri için sözleşmeleri feshedilenlerin İhale Yasası’na göre “ihale yasaklısı” yapılmadıkları belirlendi. Sosyal yardımlar için seçilen 9 market zincirinin hiçbir indirim yapmadığı gibi belediyeye bir ödeme de yapmadığı tespit edildi. Küçükçekmece Belediyesi’nde dolu müdür kadrolarına tedviren atama yapıldığı belirlendi. Fatih Belediyesi’ndeki usulsüzlüklerle ilgili belediye başkanı hakkında “kamu zararına sebebiyet verme”, “görev ihmali” ve “görevini kötüye kullanma” iddialarıyla suç duyurusunda bulunulmasına rağmen ön inceleme bile yapılmadı, kaymakamlık da soruşturma izni vermedi.

* AKP’li Antep Büyükşehir Belediyesi’ne ait raporda, Türkiye’nin en borçlu ikinci belediyesi olma unvanını elinde bulunduran belediyenin, kanuna aykırı borçlanma, ihalelerde usulsüzlük, projesiz ihale, ihalesiz kamu malı kiralama, atamalarda kanunsuzluk tespit edildi.

* AKP’li Adana Ceyhan Belediyesi tarafından düzenlenen bazı iş ve deneyim belgelerinde, belge tutarı “fazladan” yazıldı.

* Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde hem ihale hem personel alımlarında hukuksuzluk  saptandı.

* AKP’li Menderes Belediyesi’nde 2 milyon liraya yakın bir paranın kayıp olduğu belirlendi. İhalesiz kira sözleşmelerini yenileyen belediyede ayrıca sınavsız kadro ataması da tespit edildi. Kurum içerisinde yapılan memur atamalarının liyakata uygun yapılmadığı belirtildi.

* Konya Karatay Belediyesi Başkanı, makam aracı olarak kullanılmak üzere 2017 model Audi A6 marka otomobili 433 bin 643 bin TL bedelle satın aldı. Böylece yabancı menşeli otomobil yasağı ile “azami satın alma bedeli” olan 50 bin 400 TL sınırı aşıldı. Aynı belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce 2017 yılı içerisinde yeşil alanlarda ve piknik alanlarında kullanılmak üzere 793 bin 803 lira 50 kuruşluk bitki ve fidan “ihalesiz” alındı.

* Kayseri Sarıoğlan Belediyesi, yasalara göre mümkün olmadığı halde, ortağı olduğu Sarıoğlan İmar AŞ’ye toplam 504 bin 900 TL borç verdi. Daha sonra bu tutarın 222 bin TL’si belediyeye iade edildi. Belediyenin 2 bin 390 ödeme emri belgesinden 404’ünün üzerinde yetkili imzası bulunmuyor.

* Kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi sadece bir yılda 71 milyon 642 bin TL bütçe açığı verdi. Belediye tarafından yapılan bazı ihalelerde “Kamu kaynaklarının verimli kullanılması” ilkesinin göz ardı edildiğine dikkat çekildi. Belediyeye ait kiralanan taşınmazların ihale yoluyla kiralanmadığı ve bunun mevzuata aykırı olduğu ifade edildi,

* Kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi ve Tunceli Belediyesi’ne ilişkin raporlarda da kayyım altındaki belediyelerin usulsüzlükleri yer alıyor.

*

Sadece bu örnekler bile büyük bir rant kaynağı olarak görülen belediyelerdeki yolsuzluğun, rüşvetin, yandaşları kayırmanın ayyuka çıktığını göstermeye yetmektedir. Her alanda çürümüşlük diz boyudur. Devletin her kurumunda birçok usulsüzlük gerçekleşmekte, kamu malları ve kaynakları yandaşlara peşkeş çekilmektedir. Belediyelerde de kamu kaynaklarının yağmasıyla, “hizmet veriyor” görüntüsü altında hem seçimlere yatırım yapılmakta hem de yandaşların büyük rantlar elde etmesi sağlanmaktadır. Kapitalist düzen bataklığında bir-iki istisna dışında belediyelerin işleyişinin farklı olmayacağı ortadadır. Zira bozuk düzende sağlam çark olmaz.