“Flormar direnişinin kazanması işçi sınıfı için önemli”

Sendikalaştıkları için işten atılan ve kapı önünde direnen Flormar işçileri, ilk günkü kararlılıkla destek ve dayanışma ile direndiklerini, direnişin kazanmasının işçi sınıfı için önemli olduğunu belirttiler.

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (GOSB) Flormar fabrikasında Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan ve 2 ayı aşkın süredir direnişte olan işçilerle konuştuk.

Direnişle ilgili düşüncelerini sorduğumuz işçilerden Elif Uslu şunları söyledi: “İki ayı geride bıraktık derken? Biz hâlâ ilk gündeyiz. İlk günkü coşku ve kararlığımızla direnişteyiz. Buradaki insanların birbirine bağlılığı, birlik-beraberliği, güçlülüğü ve azmi, dayanışma ve destek devam ediyor. Direnişin kaçıncı gününde olduğumuz fark etmez, sonuna kadar, fabrikaya sendikayı sokana kadar devam edeceğiz.” Yasemin Salihoğlu isimli işçi içeride direnişe desteğin ve sendika üyeliklerinin, dışarıda ise coşkularının arttığını ve direnişlerinin büyümeye devam ettiğini ifade ederek “Direne direne kazanacağız” dedi. İşçilerden Ayşe Öztürk “Umutlarımız devam ediyor. Eninde sonunda bu sendika buraya gelecek. Onlar kaybedecek, biz kaybetmeyeceğiz” diye konuşurken Petrol-İş Gebze Şubesi Başkan Yardımcısı Eyüp Akdemir şunları söyledi: “2 aydır patronla yaptığımız tüm temas ve görüşme girişimlerini geri çevirdiler. Hiçbir şekilde çağrılarımıza kulak vermediler. Biz de direnişimizi sürdürüyoruz. Farklı direnişlerle kıyasladığımızda direnişe devam kararlılığı 2 ayın ardından halen çok yüksek. Eylemlerimiz sonuç alana kadar devam edecek.” Direnişlerinde iki ayı geride bıraktıklarını ve mücadelelerinden vazgeçmediklerini belirten Feryat Gökçen şöyle konuştu: “Sendikasız çalışan bütün arkadaşlara buradan sesleniyorum. Birlik ve beraberlikten, mücadeleden ve sendikalaşmaktan korkmasınlar. Kendilerinin ve çocuklarının rızkını kimseye yedirmesinler. Bizler burada emekçi kadın mücadelesi veriyoruz. Birlikten kuvvet doğduğunun bir göstergesiyiz. Sendikalaşmanın simgesi olduk.”

“Ya burayı alacağız ya da fabrika kapanacak”

Direnişin 2 ayının geride kalmasına ilişkin diğer işçiler ise şöyle konuştu: “Direnişte 2 ay geride kaldı. İlk günkü gibi direncimiz yerinde devam ediyoruz. Elbette hepimizin maddi sıkıntıları var, işe girenler oldu, azalıyormuş gibi gözükebiliriz ama direnişe devam ediyoruz. Halen işten atmalar devam ediyor.” “Direnişe devam... Mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz. Direne direne kazanacağız.” “Bir sene de geçse 5 sene de geçse gereken eylemlerle, gereken örgütlenmelerle burayı alacağız. Ya da fabrika kapanacak gidecek.” “Burayı boş bırakmıyoruz. Yılmıyoruz. ‘Bunlar bırakırlar eninde sonunda pes ederler’ diyorlar ama bizler direnişe sonuna kadar devam edeceğiz. Ve kazanacağız. İşe de geri döneceğiz, bu fabrikaya sendika da girecek. Sıkıntılarımız olsa da bunları da aşacağız. Kazanacağız.” “Biz ekmeğimizi büyütmek istedik. Yaşam koşullarımızı iyileştirmek istedik. Aldığımız ücretler çok kötüydü. Aldığımız zamlar %5 civarındaydı. Mesela Nazım arkadaşımız %0,8 zam aldı. 6 ay performans ödülü verdiler, 7. ayda performans düşüklüğünden attılar. Sendika çoğunluğu sağladıktan sonra saçma sapan bahanelerle bizleri çıkarttılar. Direnişle sendika buraya girecektir. Biz giremesek de sendika girdiğinde bizden sonraki işçi arkadaşlarımız yararlanır.” “Ben böyle bir şeyi daha önce görmemiştim. İnan bir yerde eylem olsun atlar giderim.”

“Yasaların işçiler yararına değiştirilmesi gerekiyor”

“Direniş süresinde karşılaştığınız zorluklardan, sendikalaşmanın önündeki engellerden bahseder misiniz?” sorumuza Pınar Koca şu cevabı verdi: “Şöyle düşünmek lazım: Patrona bu özgüveni veren yasalar. İşçilerin sendikaya üye olması anayasal haksa bunu neden kullanamıyoruz? Patron nasıl oluyor da bizi bu kadar sıkıntıya sokabiliyor? Yasaların işçiler için değiştirilmesi gerekiyor. Normal koşullarda sendika için gerekli çoğunluğu sağladığımızda hiçbir sıkıntı yaşamamamız gerekiyor. Dediğim gibi patrona bu özgüveni veren de iktidar ve de devlet.

Karşılaştığımız en büyük zorluk içerideki arkadaşların desteğini almak. Ben anlamıyorum. İçerideki arkadaşlar neden destek olmuyorlar? Madem sendikaya üyeler neden sürekli alkışlayıp, direnişe destek olmuyorlar? Biz burada direniyoruz. İçeride de arkadaşların bir şeyler yapması gerekiyor. Oturduğun yerden gizli gizli olmuyor. Sendikaya üye olunca her şey bitmiyor.

Biz 57 gündür direnişteyiz ancak direnişi kazanımla sonuçlandıracak olan şey içerideki arkadaşlarımız. İçerideki işçi arkadaşlarımızı kazandığımızda, direnişe kattığımızda kazanacağız. Belki korkuyorlar, endişe içindeler, baskı altındalar, bizler konuştuğumuzda herkes ‘borcum var’ diyor. Ancak hepimiz işçiyiz, burada hiç kimse Sabancı’nın torunu falan değil. Herkesin borcu var, derdi var. Bir fabrikayı tek bir şey bitirir. O da üretimin durması. Üretim durursa patron pes eder.”

“OHAL patronları koruyor”

Hava sıcaklığı dışında kendilerini hiçbir şeyin zorlamadığını belirten Mustafa Ankıt, direnişe desteğin büyüdüğünü ifade etti. Yasemin Salihoğlu “Tel örgülerle, brandalarla, içeride baskılarla direncimiz kırmaya çalışıyorlar ama biz daha da hırslanıyoruz” derken, Eren Çınar “OHAL patronları koruyor. OHAL ile biz işçilere birçok engel çıkartıyorlar. Birlik beraberlik ile bu engelleri aşabiliriz. Ayrıca taşeronlaşma içerideki önemli engellerden. Taşeron işçilerini de bilinçlendirmeliyiz. Onları da kazanmalıyız” diye konuştu. OHAL dolayısıyla açtıkları davaların geri çekildiğini aktaran Feryat Gökçen “İşçilerin hakkı yenmemeli” dedi. Başbakanın “İki sendikaya üye olabilirsiniz” sözünü hatırlatan İsmail Balıkçı “Ancak biz bir sendikaya üye olduk kendimizi kapının önünde bulduk. Normalde devletin buna bir dur demesi lazım ancak o da hiçbir şey yapmıyor. Mahkemeler en az bir sene sürüyor. Patronun elini güçlendiriyorlar” dedi. Diğer işçiler ise yaşadıkları zorlukları destek ve dayanışmayla aştıklarını belirtirken, bir diğer işçi “İçerideki arkadaşlarımızın desteğini aldığımız sürece direniş daha iyi bir yol izleyecek” dedi. Başka bir işçi ise şunları kaydetti: “Çok az bir kısmımız iyi ücretler alırken, çoğunluk asgari ücretle köle gibi çalıştırılıyor, üzerinden para kazanılıyor. Toplum buna alıştırılıyor. İşçiler uyanmaya başlayınca, hakkını almaya kakınca patron kapının önüne koyuyor. Çünkü sermayesi azalsın istemiyor.”

“Dayanışma bizi mutlu ediyor”

“Sınıf dayanışmasının en güzel örnekleri yaşandı. Bunun için neler söyleyebilirsiniz?” diye sorduğumuz işçilerden İsmail Balıkçı şöyle konuştu: “Flormar’ın kazanması işçi sınıfı için önemli. Sınıf dayanışması açısından buranın kazanması lazım. Ne olursa olsun kazanmalıyız. Kaybedersek patronlar bundan güç alacaktır. Sendikaya üye olan kim varsa rahtından işten atacaklardır.” Ayşe Öztürk isimli direnişçi işçi sorumuzu “On numara destek var. herkes geliyor” diye yanıtlarken “Yanımızda olunduğunu bilmek çok güzel bir şey. Bizi mutlu ediyor, motive ediyor. Eylemleri takip ediyoruz. Bizim sadece 132 kişi olmadığımızı anlıyoruz” dedi. Petrol-İş Gebze Şubesi Başkan Yardımcısı Eyüp Akdemir ise şunları söyledi: “Sınıf dayanışması açısından son zamanların kamuoyunda ve uluslararası düzeyde en geniş yer alan direnişi oldu. Herkese çok teşekkür ederiz. Seçim sonrası destek azalmış gibi gözükse de halen desteğe gelenler oluyor, Türkiye’de ve yurtdışında mağaza önlerinde eylemler sürüyor ve bu sürece büyük katkı sunuyor. Patron zararı göze alıp direnişin karşısına dikiliyor. Mücadeleyi kırmaya çalışıyor. Bu sermayenin genel tavrıdır. Ancak bizler mücadeleye devam ettiğimiz sürece kazanacağız.”

Direnişe destek veren herkese çok teşekkür ettiklerini söyleyen bir diğer işçi şunları ifade etti: “Direnişe destek veren herkese çok teşekkür ederiz. Her gün bize desteğe geliniyor. AVM’lerde, yurtdışında olsun eylemler yapılıyor, izliyoruz. Onlarla gurur duyuyoruz. Kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Destek oldukça özgüvenimiz artıyor, direnmeye devam ediyoruz.” Gösterilen dayanışma için teşekkür eden bir başka işçi “Bundan sonra biz de dayanışma içerisinde olacağız” derken bir diğer işçi şöyle konuştu: “Bu zamana kadar görmediğimiz dayanışmayı görüyorum. Kendi içimizdeki arkadaşların vermediği desteği tanımadığımız insanlardan görüyoruz. Hepsine teşekkür ediyoruz.”

Kızıl Bayrak / Gebze