MİB MYK Temmuz 2018 toplantısı sonuç metni: Krizin faturasını patronlar ödesin!

Metal işçilerinin kurtuluşu sandıklarda, düzen partilerinde değildir. Kurtuluş ellerimizdedir. Kurtuluş işçi iktidarındadır.

Metal İşçileri Birliği Merkezi Yürütme Kurulu’nun Temmuz 2018 toplantısı gerçekleştirdi.

Temmuz ayının başında toplanan Metal İşçileri Birliği Merkezi Yürütme Kurulu toplantısının gündeminde şu konular vardı:

* Seçimler, kriz ve işçi sınıfının tablosu

* Metal sektöründeki gelişmeler ve yaşanan süreçler üzerine değerlendirme

* EMİS sözleşme süreci

* Flormar direnişi ve sınıf dayanışması

* Yayınlar

1- Seçimler öncesinde işçi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının git gide daha da ağırlaştığı, krizin derinleşeceğini seçimler sonrasında da hangi kişi ve parti kazanırsa kazansın faturanın yine işçi ve emekçilere ödetileceği açıktı. Keza seçimlerin hemen ardından ortadaki tablonun bu olduğu açıktır. Gıdaya, suya, benzine vb. birçok ürüne yapılan zamlar ortadadır. Ekonomik yıkım ortada halen duruyor, faturanın işçi ve emekçilere yıkılmaya çalışıldığı ortada.

24 Haziran seçimlerinin kazananı düzen olmuştur. Seçimlere katılım oranındaki yükseklik işçi ve emekçilerin halen sandıktan büyük beklentileri olduğunu, halen düzen partilerinden medet umduğunu göstermektedir. Düzen güçleri açısından bu büyük bir başarıdır. Yanı sıra toplumun büyük kesiminin referandumda da gördüğü gibi, hiçbir diktatörlüğün seçimle gitmediğini Türkiye’deki 24 Haziran seçim sonuçları da göstermiştir.

Aynı zamanda işçi ve emekçi kentlerindeki oyların büyük bir kısmının gericiliği desteklediği ne yazık ki bir gerçekliktir. İşçi sınıfını gericiliğin etkisinden çıkarmak için sistematik bir çalışma yürütmek, gericiliği yıkmak için işçi sınıfını kazanmak, kendi sınıf çıkarları doğrultusunda örgütlemek gerektiği açıktır. Bunun için de toplumdaki gerici taraflaşmalara karşı emek eksenli bir taraflaşma yaratmaya çalışma, “sınıfa karşı, sınıf” tutumuyla “Krizin faturası patronlara!” bakışını öne çıkartacak etkin bir çalışmayı önümüze koyma kararı alınmıştır.

Yanı sıra sınıfın kamplaşmasını da her zaman olduğu gibi “sınıfa karşı, sınıf!” tutumuyla birleştirmeye çalışarak, gericiliği ve onun her türlü parti, kurumlarını, düzen içi arayışları teşhir edecek tarzda hareket edecektir.

2- İş kolunda çalışma ve yaşam koşulları ağırlaşırken işten atılmalar, sözleşmeli işçi çalışmanın yoğunluğu, özellikle sözleşmelilerin tazminat hakları olmaksızın sürekli çalıştırılıp sonrasında çıkarılması doğal hale gelir oldu. İşçiler “nasıl olsa geri alacaklar!” diyerek kendilerince en azından işlerini garantilediklerini düşünür hale getirilmiş durumda. Yanı sıra işçilik maliyetlerinin faturası katlanarak yine işçiye yükleniyor. Güvencesiz, kiralık işçilik bunun sadece bir yolu.

3- Birleşik Metal-İş ile EMİS arasında gerçekleşecek olan TİS süreci yaklaşmaktadır. Taslaklar hazırlanıyor denilse de TİS sürecine gerçek bir hazırlık yapılmadığı açıktır. Bir önceki sözleşme döneminde olduğu gibi grev yasaklarına karşı ciddi bir hazırlık yapılmadan, patronların baskılarına ve ayak oyunlarına karşı işçilerin bilinci açılmadan, bugünden ortak tutum alınmadan, taslakların hazırlanma sürecinde gerçek manada işçiler inisiyatif almadan bu süreçten bir kazanımla çıkılması beklenmemelidir. Metal işçileri inisiyatifi eline almalıdır. Son sözleşmeden bu yana artan enflasyon ve hayat pahalılığı ile saat ücretleri erimiştir.

En son yapılan 2017 EMİS sözleşmesinde söz, yetki, karar hakkının işçilerde olmadığı, işçi inisiyatifinden ve iradesinden uzak, patronların sınırlarını hiçbir biçimde zorlamayacak şekilde süreç işletilmişti.

Bu açıdan MİB MYK olarak, EMİS kapsamındaki metal işçilerinin işbirlikçi sendikacılık ile hesaplaşması gerektiğinin “söz, yetki, karar hakkı”nın metal işçisinde olduğu bir sürecin önem taşıdığının altını çizmekteyiz.

OHAL'in kalktığı koşullarda dahi grev yasaklarının devam edeceğini, OHAL öncesinde yasaklanan grevlerimizden bilmekteyiz. Bu yüzden olası grev ve eylem yasaklarına karşı “kazanana kadar grev!” bakışıyla hazırlık yapılmalıdır. Şunu unutmamalıyız ki, bu topraklarda grev hakkı, fiili grevlerle kazanılmıştır.

Son olarak şunu da söylemek gerekir ki, bu sözleşme süreci sadece EMİS kapsamındaki fabrikalardaki işçileri ilgilendirmemektedir. Aynı zamanda MESS grup sözleşmesini de etkileyecek bir rolü vardır. Buradan doğru bu süreci değerlendirmek, yüklenmek büyük önem taşımaktadır. Herkes bu sorumlulukla davranmalı, sınıf dayanışmasını güçlendirmelidir.

4- MYK toplantımızda Flormar direniş süreci de değerlendirilmiştir. MİB MYK olarak direnişe nasıl destek olabileceğimiz, eksikliklerinin ve zayıflıklarının giderilmesine nasıl katkı sunabileceğimiz, sınıf dayanışmasını nasıl örgütleyebileceğimiz üzerine tartışmalar yürütülmüştür. Metal işçilerinin direnişteki Flormar işçileriyle dayanışmasının önemi açıktır. MİB MYK olarak dayanışma ağını yükseltemeye devam edeceğiz.

5- Yayınlar üzerine yaptığımız tartışmalar sonucunda yayınların daha işlevsel olabilmesi için içerik, nitelik ve görsellik noktalarında bir dizi tartışma yürütmüş bulunmaktayız. Bu noktada bütün MİB'lilere ve metal işçilerine büyük sorumluluk düşmektedir. Süreli yayınlar ile ilgili planlamalarını da gözden geçiren MİB MYK, Temmuz ayı bülten planlamasını yapmış bulunmaktadır. Ayrıca seçimler ve derinleşen kriz çerçevesinde duvar gazeteleri yapılması kararı alındı.

MİB MYK olarak seçimlerin öncesinde öne çıkarttığımız gibi, metal işçilerinin kurtuluşu sandıklarda, düzen partilerinde değildir. Kurtuluş ellerimizdedir. Kurtuluş işçi iktidarındadır.

Metal İşçileri Birliği Merkezi Yürütme Kurulu
9 Temmuz 2018