Tuzla’da krize karşı mücadele çağrısı

Tuzla'daki çeşitli fabrikalarda çalışan işçiler, krizin faturasının kendilerine ödetilmek istemesine tepkili.

Sermaye sınıfı krizin faturasını işçilere ödeterek krizi fırsata çeviriyor. Sermaye sınıfının bu hamlesini boşa düşürmek ve krizin faturasını ödemeyi kabul etmemek için sınıf devrimcileri çalışmalarını yoğunlaştırırken, işçilerle yapılan sohbetlerde fabrikalarda yansımalarının yakıcı boyutlara ulaşıldığı gözlemlendi.

Sabah işe gidiş saatlerinde işçilerin yoğun olarak bindiği servis güzergahlarında “ Kriz, kapitalizmin ve tek adam rejiminin krizidir... Faturayı patronlar ve saraylarda sefahat sürenler ödesin” başlıklı bildiri dağıtımı gerçekleştirildi. Dağıtımlar esnasında işçilerin krize ve tek adam rejimine öfkeli olduğu gözlendi.

İşçiler krize tepkili

Dağıtım esnasında konuştuğumuz bir Berkem Kürk işçisi işlerinin çok yoğun olduğunu, harıl harıl çalışırken kriz olmadığını ama maaş günü gelip çattığında bir anda krizin çıktığını anlatarak ödemelerde gecikmeler yaşandığını ifade etti. Bir başka deri fabrikasında çalışan bir kadın işçi ise fabrikalarında işçilerin sağ-sol şeklinde kutuplaştığını ve kendini sağcı olarak ifade eden işçilerin krizin sonuçlarını yaşamalarına rağmen kutuplaşmanın etkisiyle mevcut iktidarı korumaya devam ettiklerini söyledi. Başka bir deri işçisi de fabrikalarında iş olmadığını, fabrikada “işçi çıkarılacak” söylentilerinin yayıldığını ve bu nedenle işçilerin diken üstünde olduğunu ifade etti. Sınıf devrimcileri de böylesi süreçlerde patronun krizi sıfır zam dayatmalarına, işçileri sindirmeye gerekçe olarak kullandığını ifade ettiler.

Dağıtım sırasında sohbete edilen bir metal işçisi ise henüz işten çıkarma olmadığını ancak maaş ödemelerinde sıkıntılar yaşandığını, çalışanların bir kısmının ücretlerinin ödenmediğini ifade etti.

Eşleri CSUN fabrikasında çalışan kadın işçiler de, şimdiye kadar üretimin başlayacağını söyleyen CSUN patronunun şu anda tamamen sessizliğe gömüldüğünü, şimdiye kadar eşlerinin beklediğini, ancak sürecin nereye varacağını kestiremediklerinden anlaşmalı olarak işten çıkacaklarını, fakat bu şekilde de tazminatlarını alıp alamayacaklarının belirsiz olduğunu ifade ettiler. Bugüne dek üretimin başlayacağını söyleyen sendika temsilcileri dahi artık “içeride kalan ücretleriniz ve tazminatlarınız için bekleyin” demeye başladıklarını belirttiler.

Evyap’ta çalışan bir kadın işçi de işlerin azaldığını, yalnızca kozmetik bölümünde iş kaldığını söyledi. Fabrikalarında vardiya sayısının ikiye düştüğünü, çalışma saatlerinin 12 saate çıkarıldığını söyleyen kadın işçi, patronun “artan döviz kuru nedeniyle hammadde alamıyoruz” diyerek kendini gerekçelendirdiğini aktardı.

Tekstil işçisi kadınlar ise krizi yaşamlarının her alanında hissettiklerinde ancak fabrikalarında işçiler arası birliğin olmadığını ifade ettiler.

Çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup genç işçi ise işçi sınıfının yapay ayrımlarla bölündüğünü, büyük kısmının dejenere olduğunu ifade ederek bu tabloyla bir şeylerin değişmeyeceğini söyledi. Sınıf devrimcileri de öncü işçilerin davasına daha sıkı sarılmasıyla kalan işçi bölüklerini de arkalarında sürükleyebileceğini belirterek bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmek gerektiğini ifade etti.

Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu’nun krize karşı acil demokratik taleplerinin yer aldığı stickerlar da yaygın şekilde kullanılarak krize karşı mücadele çağrısı güçlendirildi.

Kızıl Bayrak / Tuzla